Diğer

Baklavalık Yufkadan Börek

Börek

Uzun zamandır hazır baklavalık yufkalar ile börek denemek istiyordum; yapanlar çok güzel olduğunu söylüyorlardı. Geçen hafta teyzelerimi, halamı, yengelerimi çaya çağırınca hamaratlığım tuttu ve yapmaya karar verdim. Herşey tamamen göz kararı olduğu için kesin ölçüler veremeyeceğim, kabaca şöyle:

Yarım paket hazır baklavalık yufka

200 gr. beyaz peynir,

1/2 kg. ıspanak

1 küçük soğan

yarım çay bardağı sıvıyağ

yaklaşık 2 su bardağı süt

dereotu, tuz, karabiber

1 yumurta sarısı

susam (isteğe bağlı)

 

Süt-sıvıyağ bir kapta çırpın, bunu hem böreğin katlarında hem de üstünde kullanacağız. Ispanakları güzelce temizledikten sonra kendi suyu ile ağzı kapalı bir tencerede haşlayın, süzün ve sonra da minik minik doğradığınız soğanları az yağda soteleyip ıspanağı içine atın, sotelemeye devam edin. Diğer tarafta da beyaz peynir ve dereotu ile ayrı iç hazırlayın. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsinize baklavalık yufkalardan üst üste 2 tane koyun, sonra başta hazırlamış olduğunuz yağ-süt karışımdan sürün sonra gene bir kat yufka bir kat sos olarak bu işlemi 2-3 kere tekrarlayın ve tercih ettiğiniz iç malzemenizden koyun, sonra gene 3-4 kat yufka ve sos ile devam edin, toplamda 10 kat falan olduğunda (tamamen sizin damak zevkinize kalmış) yufkaları rulo yapın. Bu şekilde istediğiniz kadar rulo hazırladıktan sonra kalan sosun içine 1 tane de yumurta sarısı ilave edip ruloların üzerine bolca dökün (sos kalmadıysa sadece yumurta sarısı da olur, sos daha yumusak olmasını sağlıyor) . En son dilerseniz bolca susam döküp önceden ısıttığınız 200 C fırında 20-25 dakika pişirin. Gerçekten çok hoş oluyor, incecik yufkalar, çıtır çıtır börek… Afiyet olsun.

Ayhan Sicimoğlu'ndan muhteşem tadlar! – 2: Penne Arabiata

Penne Arabiata

Penne Arabiata

Bu seferki tarifi Ayhan Sicimoğlu’nun geçenlerdeki programında Roma’da bir İtalyan arkadaşı yaptı; bizim bildiğimiz Penne Arabiatadan biraz daha farklıydı yapılışı ama muhteşem gözüküyordu, o gün başka yemeğimiz olmasına rağmen hemen bu tarifi uyguladık, yanına da bir kırmızı şarap açtık; sağolsun Can da o sırada uyuduğu için biz de yemeğin keyfine vara vara yedik..

kısaca tarif şöyle: domateslerin kabuklarını soyup minik minik doğruyorsunuz; bu arada bir tavada 3-4 kaşık zeytinyağında bütün olarak soyduğunuz sarımsakları soteliyorsunuz; sarımsaklar kızarmaya başladığında tavadan alıyorsunuz bir kaşık yardımı ile çünkü yağda kızartmaya devam ederseniz acılık veriyormuş. sarımsakların kokusu zeytinyağına geçince domatesleri ekliyorsunuz tavaya ve iyice yumuşayana kadar pişiriyorsunuz; tuz ve baharat keyfinize kalmış.  Diğer taraftan, bir tencerede istediğiniz makarnayı (penne ya da spagetti) haşlayıp süzüyorsunuz (dikkat edin çok haşlamayın, 5 -6 dakika yeter ve soğuk sudan geçirmeyin) ve iyice pişirdiğiniz bu domates sosu ile karıştırıyorsunuz. Üzerine de ince ince kıydığınız taze maydanozları serpiyorsunuz. Tabağa aldıktan sonra üzerine peynir rendelemeniz tavsiye edilir. Ben rende peynir olarak gene severek okuduğum Gurme Yazarlarımızdan Engin Akın’ın seneler önce önerdiği gibi Eski Kaşar kullanıyorum. Bu kadar basit ama son derece lezzetli! Afiyet olsun.

Ayhan Sicimoğlu'ndan muhteşem tadlar! – 1: Mantar Soslu Tavuk

Sever misiniz bilemem ama biz Ayhan Sicimoğlu hayranıyız. “Neden?” derseniz belirli bir sebebi yok, tavırları, müziği, programları hoşumuza gidiyor; televizyonda yakaladıkça “Ayhan Sicimoğlu ile Renkler” programını seyretmeye çalışıyoruz; bazen öyle bir alatıyor ki evde yemeğimiz olmasına rağmen apar topar verdiği tarifleri deniyoruz yapabildiğim kadarıyla.. Bu iki tarif de onun programından, aklımda kaldığı ve aldığım notlara göre uyguladım tarifleri, bazı malzemeler de evde bulunanlardan konuldu tariften farklı olarak:)

İlk tarif Mantar Soslu Tavuk:

 malzemeler:

kişi sayısına göre kalçalı but

yarım paket mantar (orjinalinde kullandığı mantar farklı ama bulunması zor ve pahalı olduğundan ben kültür mantarı kullandım)

100 ml kadar krema

Frenk soğanı (yoksa yeşil soğan)

az zeytinyağı

beyaz tane karabiber, nişasta, beyaz şarap (yoksa su), tuz

Yapılışı:

Tavuklar yıkanıp kurulandıktan sonra hiç yağ konmadan bir tavaya konur ve tavukların üzerine ağırlık yapması için mümkünse dökme bir tava/tencere konulur; tavuklar bu ağırlığın altında yağlarını bıraka bıraka pişmeye başlar; ara sıra tavada biriken yağı bir bardağa ya da tabağa boşaltmalısınız; bu şekilde tavuklar 40-45 dakika pişirilir, ara ara ters yüz edilir. Derilerinin nasıl kızardığını, çıtır çıtır olduğunu göreceksiniz. Diğer tarafta az zeytinyağında Frenk soğanı ya da taze soğan minik minik doğranıp sotelenir, içine ince ince doğradığınız mantarlar ilave edilir.  Biraz çevrildikten sonra yaklaşık yarım kutu krema (100 ml kadar) ilave edilir. Tane karabiberleri zevkinize göre bütün olarak bol bol da atabilirsiniz ya da değirmenden geçirip acı eşiğinize göre ilave edebilirsiniz. Krema biraz çekmeye başlayınca sosun koyulaşması için çok az nişastayı (yarım tatlı kaşığı yeterli) varsa beyaz şarapta yoksa çok az suda ezip bu sosun içine döküyorsunuz, kısa sürede koyulaşıyor; tuz zevkinize göre ilave edebilirsiniz. Tavuklarınız piştikten sonra bir servis tabağına alıp üzerine hazırladığınız bu kremalı mantarlı sosu döküyorsunuz, biraz da ince ince kıydığınız maydanoz ile süsleyip afiyetle yiyorsunuz. Sosa banmak için taze ekmeği unutmayın! Tavadan alıp biriktirdiğiniz tavuk yağları ile de çok lezzetli pilavlar yapabilirsiniz.

Mantar soslu tavuk

Melek Ece

Ece

Ece melek oldu, pazar akşam aldık haberini, Allah öncelikle annesi ve babasına sonra da tüm sevenlerine sabır versin; çok büyük bir acı.. Hep iyileşecek diye düşünmüştüm, o çok cesur bir kızdı, çok savaştı, çok direndi, tam 470 gün hayata tutundu ama melekler onu yanlarına aldılar… Halbuki iyileşecekti, ben ona kurabiyeler yapacaktım..Rahat uyu Ece…

 

En Büyük Yardımcım:)

İşte karşınızda en büyük yardımcım:) Hemen her pasta-kurabiye hazırlığımda onun da eli değdiği için (mikseri tutmak, kendi hamuru ile kurabiye yapmak gibi) yapılan herşey çok daha güzel, çok daha sevgi dolu ve bir o kadar da zor (!) oluyor. Dilerim ileride oğluşum 3 Michelin Yıldızlı bir aşçı olur:)

 

Can 

Pirinçli Yeşil Mercimek Salatası (Cavidan'ın Tarifi)

Pirinçli Yeşil Mercimek Salatası

Gene bir Nisan-Mayıs annesi arkadaşımdan bir tarif: Sevgili Cavidan yemek konusunda çok becerikli, geçenlerde bize severek yedikleri bir tarif gönderdi, o gün evdeydim ve hemen yapmaya başladım; eksik malzemeler kocaya söylendi ve akşam eve geldi böylece salata tamamlandı. Ben tarife küçük bir ilave yaptım ve nar ekşisi koydum; gerçekten de güzel yakıştı, tavsiye ederim.

Malzemeler:

  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1/2 su bardağı  pirinç
  • 1 iri kuru soğan
  • 3-4 taze soğan
  • 1 orta boy havuç, rendelenmiş
  • 1/2 demet dereotu
  • 1/2 demet taze nane, arzuya göre
  • 1/2 yemek kaşığı sumak
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 limon
  • tuz, karabiber

Hazırlanması:

  1. Yeşil mercimeği üstünü 1 parmak geçecek kadar haşlayın. (pişmemişse su ekleyip haşlamaya devam edin) Pirinci de yıkayıp 1 su bardağı  suyla haşlayın.
  2. Mercimeği süzün, pirinçle karıştırın. Soğanı piyazlık doğrayıp sıvıyağda kavurun. Havucu ekleyip 2-3 dakik. daha kavurun  ve mercimek ile pirincin üzerine ekleyin
  3. Yeşillikleri doğrayın, baharatlar ve limon suyu ile salataya ekleyin.

Afiyet olsun ; Teşekkürler Cavidan!!!

 

 

Portakal Aromalı, Hindistan Cevizli Şekerpare

Hindistancevizli şekerpare

Bu bayram ailedeki herkes hastalıktan yeni kalktı, uğraşmasınlar baklavayla diye “tatlı işini ben halledeceğim, sipariş vereceğim” dedim demesine ama geç kalmışım, kotaları dolmuş sipariş vereceğim yerlerin, bu durumda iş başa düştü ve şekerpare yapmaya karar verdim (baklava yapamam çünkü) . Tarif, pempe kaplı kitabımdan:) Özlenen Tatlar . Ben extra olarak Portakal Aroması (Dükkan bölümünde Aromalar kategorisinde gördüğünüz) ve Hindistan Cevizi Rendesi ekledim, gerçekten çok hoş bir tat verdi.

Malzemeler:

Hamuru için:

250 gr.tereyağ (ben Teremyağ kullandım, daha hafif oldu)

2 yumurta akı, 1 yumurta sarısı

1 paket vanilya, 1 paket kabartma tozu

1 su bardağı toz şeker

5 su bardağı un

2 çorba kaşığı irmik

2 çorba kaşığı hindistan cevizi rendesi

2-3 damla portakal aroması

Üzeri için:

3 çorba kaşığı fındık içi

1 yumurta sarısı

Şerbeti için:

3 su bardağı tozşeker

3 su bardağı su

Yapılışı:

1. Su ve şekeri tencereye alıp harlı ateşte şekerler eriyinciye kadar karıştırın. Şurubun koyulaşması için 10 dakika kısık ateşte kaynatın. Ocaktan alıp soğumaya bırakın.

2. Hamur için, oda ısısında yumuşamış tereyağını küçük küçük doğrayın. Şeker, Yumurta akı ve yumurta sarısını çukur bir kapta mikserle 5 dakika çırpın. Tereyağı, vanilya, kabartma tozu, irmik, hindistan cevizini ilave edip 2-3 dakika daha çırpın. Unu azar azar ekleyip yoğurun. En son 2-3 damla portakal aroması ekleyin.

3. Hamuru tezgahın üzerine alıp pütürsüz kıvama gelene kadar 5 dakika yoğurun. Kulak memesi kıvamına bir hamur yapın. Tekrar yoğurma kabına koyup, üzerini örtün ve 20 dakika dinlendirin.

4. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elinizle yuvarlayarak şekillendirin. Yağlanmış fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirin. Hamurların ortasına birer fındık yerleştirin. Üzerilerine fırça ile yumurta sarısı sürün.

5. 10 dakika önceden ısıtılmış 180 derece fırının alt rafında 20 dakika üzerileri kızarana kadar pişirin. Sıcak tatlının üzerine ılık şurubu (soğumuşsa azıcık ısıtın) gezdirerek dökün. Şurubun çekmesi için 15 dakika bekletip servis yapın. AFİYET OLSUN

Muzlu Kedi Dili Tatlısı (Aslı'nın tarifi)

kedi dilli tatlı

muzlu kedi dili tatlısı

Sevgili ikiz annesi arkadaşım Aslı’larda kahvaltıdaydık geçen haftasonu, kahvaltı sonrası çok hafif ve oldukça besleyici -özellikle çocuklar için- bir tatlı ikram etti bizlere. Bu bayram anneannemlere götürmek üzere tarifi Aslı’dan alıp ben de uyguladım, kesinlikle çok kolay olduğu kadar çok da lezzetli bir tatlı, tavsiye ederim.

Malzemeler:

1 paket kedi dili kurabiye (marketlerde bulamazsanız pastanelerden de alabilirsiniz)

1.5 paket muzlu Dr. Otker Cremeole

1 paket Dr. Otker çikolata sosu

yaklaşık 1 kilo muz (çikita muz kullanacaksanız daha az, ben yerli muz kullandım yaklaşık 1 kilo gitti)

yaklaşık 2 litre süt

Yapılışı:

Kedi dili bisküviler bol soğuk sütte ıslatılır ve tercih edilen kalıba (ben resimdeki borcamı kullandım ve ölçüleri bu kalıba göre yazdım) sırayla dizilir.

Üzerindeki tarife göre 3 dakikada hazırlanan muzlu Cremeole’den kedi dillerinin üstüne bir kat dökülür.

Cremeole’nin üzerine minik minik doğradığınız (bu tercihe kalmış, dilerseniz halka halka doğrayın, ben ikiye bölüyorum halkaları) muzları bolca serpiştirin. Bu aşamada ben Aslı’nın tarifinde olmayan FİLE FINDIK serpiştirdim muzların üzerine.

Muzlardan sonra gene 1 sıra kedi dili yerleştirin sütle ıslatılmış ve bu sefer önce muz, sonra Cremeole dökün üzerine.

En son aşamada da gene üzerindeki tarife göre hazırlayıp soğuttuğunuz çikolata sosundan dökün ve üzerini dilediğiniz gibi süsleyip biraz dinlendirdikten sonra afiyetle yiyin.

Bu lezzetli ve kolay tarif için teşekkürler Aslıcığım.

HERKESE İYİ BAYRAMLAR!!!!

Hindistancevizli Kurabiye

29 Ekim resmi tatili sebebi ile ofisi açmayınca evde oğluşum için kurabiye yapma fırsatım oldu. Tarif, meşhur pembe kaplı kitabımdan: Özlenen Tatlar

Malzemeler:

250 gr margarin, 2 çay bardağı pudra şekeri, 3 yumurta sarısı, 1 paket vanilya, 1 paket kabartma tozu, 2 çay bardağı çekilmiş fındık, 2 çorba kaşığı hindistancevizi rendesi, 8 çay bardağı un.

Üzeri için: 3 yumurta akı, 4 çorba kaşığı hindistancevizi rendesi

Yapılışı:

Oda ısısında bekletilmiş margarin ve pudraşekerini bir kaba alıp krema kıvamına gelene kadar elinizle yoğurun (ben mikserle yaptım). Vanilya,yumurta sarısı, kabartma tozu, fındık ve h.cevizini ekleyip pütürsüz bir hamur elde edin. Unu azar azar ilave edip kulak memesi kıvamında bir hamur elde edip, üstünü kapatıp 20 dakika bekletin.

Üzeri için yumurta aklarını bir kapta çırpın. Başka bir tabağa da hindistancevizi dökün. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp avucunuzda yuvarlayın, önce yumurta akına sonra da hindistancevizine bulayıp, yağlı kapıt serilmiş fırın tepsisine dizin. 10 dakika önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 15-20 dakika üzerileri hafifçe pembeleşinceye kadar pişirin. Servis tabağına alıp ılınması için bekleyin.

Afiyet olsun .

Not: ben yarım ölçek yaptım, yumurtalarım iri olduğu için 1 yumurta yeterli geldi yarım ölçeğe. 

Bu da Cancanımın katıldığı ilk 29 Ekim Kutlaması, nice kutlamalara bebeğim.

Künefe Denemesi:)

künefe

Benim aslında tatlı ile aram pek yok, hele ki kadayıf-baklava tarzı şeyleri hiç aramam ama arada aklıma takılıyor işte. Ramazanın ilk günü kadayıf böreği yaparken arta kalanla Künefe denemesi yapmıştım ama çok memnun kalmadım, aklıma takıldığı için geçen cumartesi gene denedim; internetten pek çok künefe tarifine baktım, hepsi de aynı yerden yazmış sanırım hep aynıydı, ben de klasik olarak kendime göre revize ettim. Ortaya çıkan şey idare ederdi ama biliyorum ki bir sonrakinde şekeri daha da azaltmalıyım. Ölçüler tamamen göz kararı, o yüzden net şeyler yazamıyorum.

150 gr kadar tel kadayıf,

1.5 yemek kaşığı kadar tereyağ (ben teremyağ kullandım)

1 dilim dil peyniri (marketten Muratbey marka almışız, gayet iyi geldi)

1 su bardağı toz şeker (bir sonrakine daha az kullanacağım)

1 su bardağı su.

kadayıf ve tereyağ bir tavada hafif ateşte birbirine yedirilir, kadayıfın her tarafına yağ bulaşmasına gayret edin.

Yağlanmış kadayıfları istediğiniz bir kalıba (ben gördüğünüz borcamı kullandım, yağlamaya gerek kalmadı extradan) döşeyin, elinizle sıkı sıkı bastırarak döşemeye gayret edin. Üstüne dil peynirini didikleyerek koyun bol bol ve kalan kadayıfı da aynı şekilde bastırarak döşeyin. Orta sıcaklıktaki bir fırında (160 derece yeterli) yaklaşık 10-15 dakika pişirin , kadayıfın üstü kızarınca fırındana alıp tersyüz edin ve tekrar fırına verin. (benim gibi yemeğe dalıp unutursanız biraz fazla kızarır) Bu arada 1 su bardağı su, 1 su bardağı şeker ile hazırladığınız şerbeti (1-2 damla da limon koyun lütfen) soğutun. Fırından çıkardığınız sıcak künefenin üstüne soğuk şerbeti dökün ve biraz şerbeti emmesini bekledikten sonra soğutmadan afiyetle yiyin.